| POPÜLER KÜLTÜR VE KARİKATÜR |
|
|
|
|
1-Karikatür ve popüler kültür arasında ne tür bir ilişkiden söz edilebilir? ABDÜLKADİR USLU- “Karikatür” ile “popüler kültür” arasındaki ilişkiye baktığımızda; bir “kısır döngü” ile karşılaştığımızı düşünüyorum. Karikatürün, eleştirel ama yapıcı bir işlevi vardır. Hedefi ise; güzel, iyi ya da doğru değildir. Aksine; çirkin,kötü ya da yanlıştır…Asıl işi onlarla uğraşmaktır… Peki popüler kültür nedir? Buradaki popüleri; değeri ve geçerliliği kısa süreli olan , anlık rağbet gören , olarak anlayabiliriz. Peki kültür nedir? Sözlüğe baktığımızda , kültür : “Tarihi, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünüdür. Ya da bir toplum veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünüdür.” Denmektedir. Popüler kültürün, “bir toplum veya halk topluluğunun tarihi ve toplumsal gelişimi neticesinde oluşması” ile alâkası yoktur. Belki, popüler kültüre, güncel kültür diyebiliriz.Bu kültür, bazı ticari ve siyasi-ideolojik menfaat bekleyenlerin oluşturduğu ve yönlendirdiği bir kültürdür. Popüler kültürün oluşmasında da bu güçlü çevrelerin elindeki, güçlü iletişim ve etkileşim ağı etkili olmaktadır. Bunları değerlendirdiğimiz zaman, karikatür ile popüler kültür arasında karşılıklı bir iletişimin söz konusu olduğunu görürüz. Birincisi ve bence de olması gereken, bu yanlış kültürün karşısında olan bir karikatür (ve tabii ki çizeri). Bu karikatür popüler kültürü bir karikatür malzemesi olarak ele alıp, yanlışlığını vurgulayacak, eleştirecek, genç dimağların yanlış yönlendirilmesini ve esas kültür oluşumu olan toplum kültürü üzerindeki etki ve zararlı kırıntılarını engellemeye çalışacaktır. Ama bunu nasıl yapabilir? Bunun için elinde, popüler kültürü ortaya koyanlar kadar güçlü silahlar olmalıdır. Bu da günümüzde pek mümkün görünmemektedir. Bir de, popüler kültürün tüketim ürünlerinden biri olarak ortaya çıkan karikatür vardır. Bireysel-maddi çıkarlar, beklentiler adına ortaya konan karikatür ve çizeri… Başta da söylediğim gibi; ortada kesin çizgilerinin çizilmesi zor olan bir , ilişkiler yumağı var. Bu karşılıklı ilişkiler bir kısır döngü oluşturmuş gibi görünüyor.
2-Karikatürü popüler olan ve olmayan ya da popüler karikatür ve sanatsal karikatür şeklinde guruplandırmak mümkün mü? ABDÜLKADİR USLU- Ben karikatürün; “yazılı-yazısız”, “absürd-grafik”, “sulu-ciddi” gibi sınıflamalarına, böyle bir sınıflama daha eklenmesinin gereksiz olduğunu düşünüyorum. Belki de soruyu farklı algılıyorum ama şunu söyleyebilirim. Popüler kültürden kastınız; “değerleri günlük olan-ömrü güncelliği ile orantılı olan” karikatür ise, böyle bir karikatür tipi vardır. Evet popüler kültürün kullandığı(!) bir karikatür vardır. Bu tür karikatürü bir araç olarak kullanabileceği gibi bir tüketim ürünü olarak da kullanabilir. Bu karikatür belki popüler karikatür diye adlandırılabilir. “Sanatsal Karikatür” den kastınız sanat kaygısının ve becerisinin ağır bastığı “grafik karikatür” ise evet öyle bir karikatür de vardır. Ancak popüler karikatür ve sanatsal karikatür diye sınıflamak yanlıştır. Çünkü karikatürün türü ne olursa olsun, bir sanat dalı olarak (henüz Dünya sanat otoriteleri, karikatürü sanat olarak tescillemeseler de karikatür bir sanattır.) sanat olmanın gerektirdiği özellikleri taşımak zorundadır. Yani ,estetik olma kaygısını, mesaj taşıma görevini , iletişim aracı olma özelliğini, vb.... Popüler karikatürde de ben bu özelliği ararım. Çünkü söz konusu olan “karikatür”dür... Karikatürü sadece teknik özelliğini öne çıkararak sınıflamak da doğru değil. Sanatsal karikatür dediğimizde sanki çizgi öne çıkıyor gibi… Oysa ki ; karikatürün özü, espride saklıdır. Amaç espride gizlidir, çizgi ise bir araçtır.
3-Günümüzde kitle iletişim araçlarında (özellikle mizah dergileri ve internette) yer alan karikatürlerde kadın, cinsellik, argo vb. unsurların abartılarak öne çıkarılması olgusunu nasıl değerlendiriyorsunuz? ABDÜLKADİR USLU- Öncelikle sorgulamamız gereken o kadar çok şey var ki!.. Şunu söylemek istiyorum. Bir üretimle tüketim arasındaki orantı çok önemlidir. Eğer çok ürettiğiniz ürün az satılırsa elinizde kalır. Elinizdeki ürün belli bir sınıra ininceye kadar üretmezsiniz. Olayı ekonomik açıdan baktığımızda da bu böyle. Talep arttıkça arz da artar. Bahsettiğiniz türdeki karikatürlerin kabul görme ve yaygınlık oranı okuyucunun-izleyicinin talebiyle doğru orantılı. Bu konuda önemli olan şey bence, talebi belirleyen unsurlar. Nedir bunlar? Çevre, aile, eğitim kalitesi ve dini, ahlâki, milli, sosyal, kültürel vb. değerlerin özümsenme seviyeleri. Bu noktaya gelinmiş olmasından gerçek karikatür adına üzüntü duyuyorum. Bazı arkadaşlarımız maddi kaygılarla, ürünlerini,emeklerini pazarlama adına bu tür bir seçim yapmak durumunda kalmış olabilirler ama kesinlikle cinselliğin ve kadının bir kazanç metası olarak kullanılmasından yana değilim. Bazı değerlere karşı ne olursa olsun saygılı olmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Haa şunu özellikle belirtmem gerekiyor: Karikatür, seksi, cinselliği, kadını mutlaka kullanmalıdır. Ama bu kullanım; Bilinçlendirmek, eğitmek, bilgilendirmek adına olmalıdır...
4-Yazılı ve sanal medyanın sanat karikatürüne ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz? ABDÜLKADİR USLU- Medyanın, bir ticari kuruluş olduğunu göz önüne almak gerekir. Öyleyse maddi bir menfaat beklemesi de kaçınılmazdır. Bu aynı zamanda hayatiyetini devam ettirebilmesi için de gereklidir. Karikatüre ilgi gösterebilmesi için, karikatürden maddi kazancına katkısı olacağı yönünde bir umudunun olması gerekir. Bir de “medya karikatürünün taşıması gerektiği özellikler” vardır... Bir karikatüristin medyada karikatür çizmeye devam edebilmesi için bu noktaları iyi belirleyebilmesi gerekir. Sadece karikatürist olmak yeterli gelmeyebilir. İyi bir siyasetçi, iyi bir spor adamı, iyi bir edebiyatçı, iyi bir ekonomist, iyi bir sosyolog, vb.. olmalıdır. Çünkü geniş kitlelere hitap edecektir. Tüm okuyucuya aynı mesajı iletebilmek, güncel olayları ele alabilmek, anlaşılır olabilmek, haberlerden haberdar edebilmek, yorumlarını kabul ettirebilmek gibi sıkıntıları olacaktır. Burada belki sanatsal kaygıdan çok esprinin anlatılabilme kaygısı öne çıkacaktır. Belki hiç gerek yokken ipucu verme adına bol yazılı karikatürler ortaya koyacaktır. Çünkü karikatürünü ilkokul mezunu bir vatandaş da bakacaktır, bir profesör de... Bu nedenle sanatsal karikatürün yerel-ulusal medyada geniş bir şekilde yer alması pek mümkün görünmüyor. Bence bu tür karikatürler, karikatür üzerine branşlaşmış yayınlarda-sektörel yayınlarda ve uluslar arası yayın yelpazesine sahip medyada (çünkü bu tür karikatürler bir roman,bir makale vs. gibi tercüme edilme ihtiyacı göstermezler) daha çok yer alabilir.
(MEB Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi, Popüler Kültür Özel Sayısı) |














